Kendine güven, aklın kesin inanç ve güvenle büyük ve gurur verici işlerde kullanımıdır! Kendinize güvenmedikçe ve gücünüze inanmadıkça asla başarılı ve mutlu olamazsınız! Oysa aşağılık ve yetersizlik duygusu ümitlerinizin kırılmasına yol açar, fakat kendinize güvenirseniz başarıya ulaşırsınız!
Bir İngiliz kadını bir gün Lord Northcliff´e dedi ki: "[Geçen asrın ünlü İngiliz yazar ve şairi] Thackerey bir sabah gözlerini açtı ve kendisini meşhur bir adam olarak buldu."
Lord Northcliffe şu cevabı verdi: "Thackerey a sabah yataktan kalkıp kendisini meşhur bir adam olarak gördüğü âna kadar, on beş sene her gün sekiz saat yazıyordu."
11 aylıkken iki bacağının dizden aşağısı kesilen atlet Oscar Pistorius´un 2008 Pekin Olimpiyatları´na katılabilmek için İngiltere´deki yarışlarda derece barajını aşması gerekiyordu. Yere düşüp, diskalifiye
İş dünyasındaki birçok hata ya yeteneksizlik ya da dar görüşlülükten
kaynaklanır. Bazen de detayların arkasındaki önemli olayları göremeyenlerin başarıları bir anda başarısızlığa dönüşür.”
Philip S. Delaney
İnsanlar arasındaki başarı ya da başarısızlık farkını yaratan en önemli unsurlardan birinin kendine sorulan sorular olduğunu düşünüyorum.
Bir atasözü "soruyu soran cevaptan kaçamaz" der. Yemekle ilgili soruları gün boyu kendine soran yemekten kaçamaz. Fazla kilolardan da! Başarıyla ilgili sorular soranlar da başarıdan kaçamaz.
Aşağıdaki soruları yazılı ve düşünerek cevaplamayı denemenizi öneriyorum. Hayatınızda güçlü farklar yaratacaklardır.
İnsan istedikleriyle vardır ve başarabilecekleri en çok istedikleri kadardır. Yeryüzünde duyarsız, ilgisiz ve isteksiz insanlar için gerçek başarı yoktur
Başarıyı, en son tadına bakılacak yiyecek, saklanacak bir obje olarak görmemeliyiz. O, her an elimizi uzatıp, alacağımız kadar yakınımızda… Ancak, hedef hakkında daha gerçekçi bir beklentiyi nasıl oluşturacağınıza bakmakta fayda var. Bunu planlamamız gerekir.
Başarıyı, en son tadına bakılacak yiyecek, saklanacak bir obje olarak görmemeliyiz. O, her an elimizi uzatıp, alacağımız kadar yakınımızda… Ancak, hedef hakkında daha gerçekçi bir beklentiyi nasıl oluşturacağınıza bakmakta fayda var. Bunu planlamamız gerekir.
Nerede olursanız olun, elinizdekilerle yapabileceğinizi yapın. Theodore Roosevelt
İnsan sahip olduklarının toplamı değil, fakat henüz gerçekleştiremediklerinin toplamıdır. Jean Paul Sartre
İnsanın yaşam düzeyini bilinçli bir çabayla yükseltme konusundaki tartışma götürmez yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyorum. Henry Davıd
İnsanların başarıyı tanımlamakta genellikle zorlandıkları her zaman gözlenmektedir. Oysa başarının ne olduğunu bilmiyorsanız, ona nasıl ulaşılacaktır. Bu yüzden sizin için anlam taşıyacak bir başarı tanımı ortaya koyalım: BAŞARI BİR YOLCULUKTUR.
Basarmak, insanin maddi ve manevi kuvvetlerini bir hedefe dogru yöneltip hedefi elde etme sürecidir.
Etrafiniza, üç gün sonra bir daha hiç görmeyecekmis gibi bakiniz. Üç gün sonra bir daha hiç duymayacakmis gibi dinleyiniz sesleri... Belki o zaman her zaman bakip da göremediginiz, isitip de güzel bulmadiginiz ne harikalarla karsilasacaksiniz. Belki o zaman sahip oldugunuz zenginlikler karsisinda sasirip kalacaksiniz.
Başarı deyince aklınıza ilk gelen şey, öncelikle sınav başarıları oluyor. Çünkü artık başarı, sadece okul ya da üniversite sınavına bağlı bir kavram olarak görülmekte
Düşüncelerimi, başarıya ilişkin “on üç kural” olarak berraklaştırmaya çalıştım. Bunların hiçbiri kesin değil: kişisel olarak ben, bu kuralların birini ya da daha fazlasını her gün ihlal ediyorum. Ama kurallara uyduğumda, uymadığım zamanlara nazaran, işlerin çok daha iyi gittiğini fark ettim. Aynı zamanda, öğrencilerin bu kurallardan ne kadar fazlasına uyarlarsa, başarılarının da o kadar arttığını fark ettim.
Bir süre öncesine kadar sadece birer "Üniversite öğrencisi adayı" olan, fakat zor bir imtihanın ardından "Üniversiteli" olmaya hak kazanan gençler, okuldan içeri adımlarını attıkları an daha bir çok sınavdan geçeceklerini ve üniversiteyi bitirmenin de en az kazanmak kadar zor olacağını anlamışlardır...
Çiçeği burnunda üniversitelilerin kendilerini geliştirebilmeleri ve binbir güçlükle kazandıkları üniversiteyi bitirebilmeleri için neler yapmaları gerekir dersiniz?
Hepimiz, bazı öğrencilerin ve genç profesyonellerin çok başarılı olacaklarını, fakat onlar kadar parlak olan diğerlerinin o kadar başarılı olamayacaklarını fark ederiz. Bu
Çoğu insan yaptıkları hamlelerde başarısız olunca ve hedeflerine yürürken düştüklerinde amaçlarından vazgeçme eğilimindedir. Genelde bu eğilimde olan insanların hamleleri de tereddütler içinde gerçekleşmiştir. Kendine güven ve başarı inancı gelişmemiş, ham kalmıştır. Oysa ki, başarısızlık bir “son” değil belki de başarının başlangıcıdır.
Kendinize söyledikleriniz, neyi ne kadar yapabileceğinizin göstergesidir. Herhangi bir işte başarılı olmanız, tamamen kendinize yapılacak işle ilgili neler söylediğinize bağlıdır. Kişinin kendi kendisi ile kurduğu iletişime, iç konuşma denir. İç konuşmalar kişiliğe ve yapılacak işe bağlı olarak olumlu veya olumsuz olarak biçimlenir. Sürekli olumsuz anlamda iç konuşması olan öğrencilerin, performansları da buna bağlı olarak düşmektedir. Vaktinde, Buda: “ Ne
Programli çalisin verimli ögrenin
Anlamakta güçlük çektiginiz konu ya da dersleri sabahin erken saatlerine kaydirin. Çalismaya ne kadar zaman ayiracaginizi tespit edin. Bunu yaparken dersin önemi, anlasilirligi ve agirligini gözönünde bulundurun
Başarı nedir? Kimler başarılı sayılır? Başarı için prestijli bir üniversite mezunu olmak mı gerekir? Başarılı insanlar haftada kaç saat çalışıyor? Yardım almak başarılı olma duygusunu
dünyanın en güçlü ağacı palmiyedir. pek çok ağacı kökünden söküp savuran trofikal fırtınalara karşısında esnerler ama kırılmaz ve savrulmazlar. bu yönleri ile başarılı
´5 ya?ynda idim.Rahmetli babaannem pirinç ayyklyyordu.Bir tane yere dü?tü.Babaannem e?ildi, aramaya ba?lady. Sa?a bakyyor, sola bakyyor, bulmaya çaly?yyordu .Çocukluk iste, Aman babaanne dedim. Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya de?er mi? Rahmetli ilk defa sertle?ti bana kar?y, öfkeyle do?ruldu. Sen oturdu?un yerden ahkâm kesiyorsun, ´ dedi.
BAŞARIDAKİ en ince sırrın nerede saklı olduğunu bilir misiniz? Küçük bir grup insanı diğer insan kitlelerinden ayıran ve aralarda uçurumlar oluşturan sır nerede gizlidir? Zekâda mı? Zenginlikte
Günümüzde şirketler ve kişiler giderek artan bir hızla, eskiden; beri bilinen ancak önemi yeni anlaşılan "ilk izlenim sonuna kadar sürer" yaklaşımını dikkate alarak faaliyetlerini düzenlemektedir. Konu üzerinde yapılan araştırmalar ilk anda kişiler, olaylar yada şirketler hakkında edinilen İzlenimlerin gerçekten de uzun süre kolay kolay değîştirilemediğini vurgulamaktadır
11 aylykken iki baca?ynyn dizden a?a?ysy kesilen atlet Oscar Pistorius rakamsal derecesiyle olimpiyat hedefine ula?amady ama azmi milyonlarca insana ilham verdi. 11 aylykken iki baca?ynyn dizden a?a?ysy kesilen atlet Oscar Pistorius´un 2008 Pekin Olimpiyatlary´na katylabilmek için Yngiltere´deki yary?larda derece barajyny a?masy gerekiyordu. Yere dü?üp, diskalifiye olan, kural olarak kaybeden Pistorius, mücadele olarak ise ders ve ilham verdi.
Zamanımızın büyük bir çoğunluğu karar vermekle geçer. Otobüse mi bineyim yoksa vapura mı, öğle yemeğinde ne yemeliyim, arabamı nereye park edeyim? Sürekli kararlar verir dururuz. Bunların içinde ortaya çıkacak sonuçlar açısından farklılıklar vardır. Mesela öğlen kebap mı yoksa sulu bir yemek mi yiyeceğinize karar vermekle işten ayrılıp ayrılmamaya karar vermek farklıdır.
Çoğu insan eksik düşündüğü yönlerini göstermek istemez. Eksikliklerini herkesten saklamanın daha büyük bir eksiklik olduğunu anlamaz. Aşağıdaki hikayeyi okuduğunuzda bir eksikliğin üstünlüğe nasıl dönüştüğünü göreceksiniz.
Kim hayatında biraz değişiklik, biraz farklılık istemez ki..
İsteriz istemesine de nasıl hayatımızı değiştireceğimizi, nasıl başka bir yön vereceğimizi pek bilemeyiz çoğu zaman. Lafta kalır hep o istediklerimiz, özlemini
İstanbul’un fethi size neyi hatırlatıyor? Gönül erlerinin İlahi müjdeyle müjdelenmek, insanlığın önünü açmak, yollarını aydınlatmak için büyük bir sebatla birbiri ardına bayrak yarışında bulunduğu, bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılmasına sebep olan büyük fethin genç bir kumandana Fatih Sultan Mehmet Han’a nasip olması içinizde hangi duyguları harekete geçiriyor?
Fazla çalıstıgınızı ve yapmak istediginiz seylere zaman bulamadıgınızı mı sanıyorsunuz? Ya da devletin sizi daha çok güvence altına almasını mı istiyorsunuz? Öyleyse Bill Stoneburner ile tanısın! Bill, sıska, uzun boy- lu, 40 yaslarında bir adamdır. Yalnızca herkesten fazla çalısmakla kalmaz, baskalarından fazla eglenmesini de bilir. Birçok kisinin ailesel sorunlarına esiyle birlikte bir çözüm bulmakta güçlük çekmez.
“Esim askerligini yaparken basladıgım ise devam edecek miyim?”, “simdi çocuk sahibi olayım mı, yoksa maddi durumumuz düzelinceye dek bekleyeyim mi?”, “Bosanma oranlarındaki artısın tüm evlenmelerin bir kumar oldugunu gösterdigi bir zamanda evlenmem dogru olur mu?”
İnsanları ikna eden en önemli etken fikirler değil duygulardır. Gerçek ikna düşüncelerle birlikte duyguları etkileyen iknadır. Iletişimde akli olan insanlara konuştuğunuz gibi kalbi olan insanlara da konusmaktasınız. İnsanlar söylenenleri sadece akıllarıyla değil kalpleriyle de değerlendirirler.
O da kişisel atılımdır.
Bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?
Hemen anlatayım. Başka birinden ihtar veya uyarı beklemeden yapılması gereken işi derhal yapmak için harekete geçmektir.”
Bir insanın hayatta başarılı olabilmesi için yüksek bir hedef belirlemesi ve o hedefe doğru yürümesi gerekir.
Rotası olmayan yelkenliye, hiçbir rüzgâr yardım etmez.
Ne yazık ki kahveleri, meyhaneleri, barları dolduran milyonlarca amaçsız insan var. Kahvehane, meyhane, bar gibi yerlere insanlığın çöplüğü demek lazım. İnsanlar oralara kendilerini atıyorlar. Böyle yerlerde yapılmış bir icat,
İsabet kaydetmeyen oklar da sonuçta pay sahibidir. Bir önceki ok, sonrakine hocadır. Psikolog Dr. Knight, uzun süren deneyimleri sonunda, ulaşılmak istenen ideal daima göz önünde bulundurmak koşuluyla, herhangi bir şeyi yanlış
Ürün yeniliği, iş başarısında belkemiğidir. Hızlı gelişen teknolojiler, yeni ve şiddetli rekabet, akıllıca değişen pazarlar gibi değişken unsurlarla baş edebilmek için, endüstri ve şirketler –ki bunlar yeni ürünlerinin etkisini ve zamanının verimliliğini geliştirebilenler olacaklardır- yeniden yapılanıp, strateji belirlerler ve nihai kazanan olurlar.
Yeni ürün başarısı, birçok firma için anlaşılması zor olarak kalırken; birçok adım yönetimin başka alanlarında atıldı. Bu
Enstrüman çalmak için bir karar almam gerekiyordu. Ya keman çalacaktım, ya piyano, ya flüt ya da akordeon…Olmadı, hepsini istedim, hiçbirinden vazgeçemedim.Yıllar geçtikten sonra her enstrümanı iyi çalabiliyordum; ama hiçbirinde virtüöz değilim.Herhangi bir enstrümanla isim yapamadım.Ne kemanla tanınan bir eserim var, ne de piyanoyla…Bütün enstrümanları iyi çalıyorum ama kimse tanımıyor beni.Başarılı olmak için her şey değil bir şey lazımmış.
Ne aradığını bilmek , basit bir farkına varış sanılır, oysa hiç de böyle değildir. Ne aradığını bilmek , sanıldığından daha karmaşık bir süreçtir ve çeşitli aşamalardan geçer. Kendini tanımak´ , bu aşamaların ilkidir ve en zorudur.
Kendi duygularını, düşüncelerini tanımak, hangi evrelerden geçtiğini kavramak, yaşamındaki destekleri ve köstekleri görebilmek, öz değerlerini oluşturmak, güçlü ve zayıf yanlarını sınamış olmak, kendini tanımak için çok önemli işaret fenerleridir. Bütün bunları göremeden ya da görmezden gelerek, kendisiyle yüzleşemeden kendini tanıdığını sanmak
ODTÜ İşletme´nin deli ama çok bilge, hem en sevilen hem en nefret edilen profesörü Muhan Hocanın Strateji Yönetimi dersinin ilk saati öğretim üyelerinin bile katılımıyla geçer ki her senesi ayrı ilginçtir. Derslerinden birinden bir anekdot
1- SORUMLULUK DUYGUSUNU ARTIRMAYA ÇALIŞIN
2- YAŞINA UYGUN YAPABİLECEĞİ GÖREVLER VERİN
3- BAŞARILI OLMUŞ KİŞİLERİ ONA SEVDİRİN VE ÖRNEK GÖSTERİN
4- KENDİNE GÜVENMESİNİ SAĞLAYIN
Bir süre öncesine kadar sadece birer "Üniversite öğrencisi adayı" olan, fakat zor bir imtihanın ardından "Üniversiteli" olmaya hak kazanan gençler, okuldan içeri adımlarını attıkları an daha bir çok sınavdan geçeceklerini ve üniversiteyi bitirmenin de en az kazanmak kadar zor olacağını anlamışlardır...
Çiçeği burnunda üniversitelilerin kendilerini geliştirebilmeleri ve binbir güçlükle kazandıkları üniversiteyi bitirebilmeleri
Onları dinleme yapabilirsin
Hepimizin "kaybetmek, yenilmek, hayatın pençesinde ezilmek" için nedenleri var.
Üstelik bu nedenler, donmakta olan birini uykunun çektiği gibi uyuşturucu bir mutluluğa bile çekebilir insanı.
Mücadeleyi, savaşmayı, dövüşmeyi bırakırsın.
Kendini, kendi mazeretlerinin karanlık derinliğine salarsın.
Ünlü sanayici Charles Schwab’ın istediği kadar verim alamadığı bir fabrikası vardı. Bir gün ustabaşı ile konuşuyordu.
Senin gibi becerikli biri nasıl olur da fabrikadan istediği kadar verim alamaz?’
Biliyorum. Bütün işçileri çok çalıştırdım. Bir çoğunu işten atmakla tehdit ettim; ama başarılı olamadım.
Schwab yakınında duran bir işçiye sordu:
1.Okunacak materyali her zaman zamanında okuyun ki sınav öncesi çalışma ve hazırlık sadece bildiğiniz materyalin tekrarından ibaret olsun. Son dakikada yapılan yoğun yepyeni materyalin çalışılması hatalı kavrama ve konuyu yanlış ve eksik kavramaya yol açar. Bu şekilde çalışılan materyali iyi hatırlayamazsınız ve sınavlarda düşük nota neden olur.
2.Yıl sonu ödevlerini ve projelerini zamanında bitirin ki sınav öncesinde sınavlara yoğunlaşacak zamanınız olsun.
3.Öğretmeninize sınavda hangi materyalin kapsanacağını sorabilirsiniz; hangi konular, laboratuvar deneyleri, ders notları, ödevler ya da okunacak materyal gibi. Aklınızı karıştıran soruular varsa bunları mutlaka sınavdan önce
Bazen hayatımıza giren öyle insanlar olur ki; onların belli amaca hizmet etmek, bize bir ders vermek, kim olduğumuzu ya da olmak istediğimizi bulmamıza yardım etmek için bizimle olduklarını yüreğimizin derinliklerinde hissederiz.
Bu insanların kim olacağını asla önceden kestiremezsiniz;
belki oda arkadaşınız, komşunuz, uzun zamandır görmediğiniz
bir arkadaşınız, sevgiliniz ya da belki de sadece göz göze geldiğiniz bir yabancı...
Her kim olursa olsun, o kader anında hayatınızın bir biçimde etkileneceğini bilirsiniz.
Insanlar idealleri ve ümitleri ile yasarlar. Büyük ve önemli isler basarma düsüncesi, bir hedefe ulasma azmi insani yasatir ve yüceltir.Ümidi ve hedefi olmayan insan ölüdür. Elbert Hubert der ki:“Dünya ister kazanç, ister seref olsun; bütün ödüllerini ancak bir seye verir.O da kisisel atilimdir. Bunun ne anlama geldigini biliyor musunuz? Hemen anlatayim. Baska birinden ihtar veya uyari beklemeden yapilmasi gereken isi derhal yapmak için harekete geçmektir.”
Personel arasında adaletli davranmak yöneticilerin ihmal etmemesi gereken bir görevdir. Gerek işlerin yürütülmesi sırasında aynı seviyedeki personele eşit oranda yetki ve sorumluluk vermek, gerekse hak ve menfaatlerden eşit olarak yararlanmaları sağlanmalıdır. Kendisine adaletli davranılmadığını sezen bir personel kuşkusuz görevini zevkle yapamaz. Adaletli olmak eşit olmak manasına gelmez. İki personel arasında mutlaka farklılıklar bulunabilir. Olmaması gereken yaklaşık ayrı özelliklere sahip personel arasında verim ve kariyer özellikleri dikkate alınmadan yapılan subjektif değerlendirmelerde birinin kaydırılması durumudur. Adalet ve eşitlik prensiplerine uyulmayan işletmelerde