Kariyer koçlarının çoğu hala “hangi alanda başarılı olduğunuzu” bulmanın ve “kendinizi tanıdıktan sonra” yeni bir arayışa geçmenizin en doğru yöntem olduğu konusunda ısrarcı.
Ya şundadır, ya bunda! Karar veremiyorum!
Bir türlü karar veremiyor musunuz? Sürekli başkalarına danışıp sonra pişman mı olursunuz? Eş ve Aile Terapisti Lale Akat sorununuza bu yazıda yardımcı olmaya çalışıyor
Güveni kendimizde aramalıyız
İş yaşamında veya gündelik yaşamda kendinize güveniniz çok sık mı sarsılıyor? “Sanki yere düştüm” hissini sıklıkla mı yaşıyorsunuz? Belki de diğerlerinin tepkilerine gereğinden fazla önem veriyorsunuzdur
Ben sizin tipik girişimcilerinizden değilim. Bir Fortune 50 şirketinden geliyorum. Düzenli olarak 100 milyon Dolar’lık harcamanın kaynağını tahsis ve takip ediyordum. 42 yaşımdayken şirketin bir iştirakini büyük başarıyla yönetiyordum. Kendime "Bu kadar büyük olduğunu düşünüyorsan, kendi başına yapıp yapamayacağına bakalım" dedim. Bir şirket satın almaya karar verdim.
Faydalı bir yeniliği yaratmak diye özetleyebilirim. Bu faydalı yenilik her alanda olabilir. Son dönemde daha çok ticari alanda ve şirketlerde inovasyon gündeme geliyor. İnovasyonun bir boyutu yaratıcılıkla ilgili yeni birşey ortaya koyabilmesi; ikinci bir boyutu da ticari bir faydaya dönüşmesi, kazanca yol açmasına yada yeni bir iş kolunu yaratması.
Her insanın kendisine güven ve güvensizlik duyduğu genel bir tutumu, yaşama bakışı vardır. Kendine güven, insanın kendisi hakkında olumlu ama gerçekçi tutumda olmasıdır. İnsanlar yaşamlarının bazı alanlarında (akademik çalışma, atletizm, vb.) kendilerine fazla güvenirken, diğer bazı alanlarda (bedensel görünüm, sosyal ilişkiler, vb.) fazla güven duymayabilirler. Kendine güven kişiye "yaşamım denetimimde" duygusu verir. Bu duygu yine de insanın her şeyi
Şartsız Sevgi GöstermekAnne babanın en önemli etkileme aracı, çocuklarıyla olan ilişkisidir. Çocuğa değer veren bir ilişki, doğal olarak onun özgüvenini artırır. Koşullu sevgi çocuklarda korkular, bağımlılıklar ve özgüven sorunları doğurur.
Özgüven nedir? Bireyin kendisinden memnun olması, kendi çevresiyle barışık yaşaması demektir. Başka bir tarif de Melody Beattıe’nin “Bağımdaşlığa Son” kitabındaki gibi;
Önemli bir savaş sırasında Japon bir komutan askerlerinin sayısının düşmanlarınkine kıyasla çok daha az olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar verir. Ordusunun kazanacağına olan güveni tamdır. Ancak, askerleri zafer konusunda oldukça kaygılıdır. Savaş alanına doğru ilerlerken, yol kenarındaki bir tapınakta durup hep birlikte dua ederler. Daha sonra komutan cebinden bozuk para çıkararak “Şimdi yazı-tura atacağız. Eğer tura gelirse, biz kazanacağız, ama eğer yazı gelirse kaybedeceğiz, kaderimiz böylece ortaya çıkacak” der.
Her küçük ya da büyük sorunda aynı toplumsal eksikliğimiz ortaya çıkıyor. Özgüvenimiz yok. Ya da yok edildi.Üniversite oyunlarını düzenliyoruz, aylar öncesinden geriliyoruz. Tesisler hazır olacak mı? Ya hazır olmazsa?
Formula 1 yarışlarının İstanbul´´da yapılması kararı alınıyor. Sevinçle gerilim birlikte ortaya çıkıyor: Ya bir sorun çıkarsa, ya kıvıramazsak?
Özgüven nedir? Cesaret mi? Kendimizi tanımak, sevmek, güvenmek veya yeteneklerimize kesin inanç mıdır? Yoksa Dayanıklılık mı? Hayata herşeye rağmen pozitif bakabilmek, insanları sevmek ve güvenmek mi? Özgüven duygusunda bunların hepsinden biraz vardır.
Özgüven önemli bir ki?isel özelliktir; ya?amla ba? etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir ?ekilde mücadele etmemizi sa?lar ve zorluklara dayanmamyzy kolayla?tyryr. Özgüven kazanma süreci, ya?amyn önemli zorluklary ile ba?a çykma gücüne sahip ve mutlu olmaya layyk bir ki?i olma deneyimidir. Özgüven insana güç verir, enerjisini artyryr ve daha fazla çaba göstermeye özendirir. Ba?ary için ilham kayna?ydyr. Ba?arylarymyzla gurur duymamyzy ve onlardan keyif almamyzy sa?lar.
Özgüven; kendimize yönelik iyi duygular geliştirmemiz sonucu, kendimizi iyi hissetmemiz demektir. Başka bir deyişle kendimiz olmaktan memnun olmak ve bunun sonucu olarak kendimiz ve çevremizle barışık olmaktır. Özgüvenimiz olmadığında işleri yapabilme yeteneğimizden emin olamayız. Gerekli beceriye ve deneyime sahip olduğumuzu bildiğimiz halde, daha önce hiç yapmadığımız bir işle karşılaştığımızda endişeleniriz. Birçok durumda, özellikle karar vermemiz, inisiyatif kullanmamız veya yeni insanları işin içine katmamız gereken durumlarda rahatsız ve huzursuz oluruz.Buna karşın, aşırı bir güven duygusu içinde davrandığımızda; sınırlarımız olduğunu kabul etmek istemeyiz,
İnsanlar kendileri hakkında genellemeler yapıyorlar. Bazı insanlar kendilerini özgüvenli buluyor. Bazıları da “benim kendime hiç özgüvenim yok.” diyor. Bunların sınırını aşan genellemeler. Aslında herkesin kendine güvendiği konular vardır. Örneğin, bir anne topluluk önünde konuşmaktan korkabilir; ama hızlıca güzel bir yemek hazırlamakta çok iyi olabilir.
Suçluluk duygusu yalnış bir hareket yaptığını düşünen insanın kendini affedememesinden kaynaklanır. Burada önemli olan, bireyin yalnış yaptığına dair inancıdır.Yalnışın bireye veya başkalarına olumsuz etkisinin olmuş veya olmamış oluşu, yada diğer kişilerin bireye incinmiş yada incinmemiş oluşu hiç önemli değildir. Söz konusu yalnış, sadece düşünce yada duygu seviyesinde de olabilir.