İster büyük olalım ister küçük, ister kadın olalım ister erkek, ister varlıklı olalım ister yoksul, deprem hepimizi korkuttu. Korku, zaman zaman tüm insanların yaşadığı bir duygudur. Deprem gibi beklenmedik, bize zarar verebilecek bir şeyle karşılaştığımız zaman korkmak, vücudumuzu verdiği doğal bir tepkidir. Bize zarar verebilecek bir şeyle karşılaştığımız
Nefreti aşmanın tek yolu var: Affetmek.
Başkalarını affettiğimizde biz özgürleşiriz.
Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller.
Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir.
Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insanı.
Bir ağrı beklentisinden ve gerçekte hissedilen ağrı şiddetinden sorumlu beyin bölgesi arasında sıkı bir işbirliği söz konusu. Uzmanların bu konudaki tespitleri oldukça ilginç;
Amerikalı bilim adamları ağrının daha az şiddetli olmasının umulması halinde ağrının daha az hissedildiğini
İyimser: Şu hayatta insanın kendisini iyi hissetmesinden daha önemli bir şey yok.
Kötümser: Pardon? Daha az önce sana her şeyin ne kadar iğrenç olduğunu söylemedim mi?
Dilediğiniz, Düşündüğünüzdür
Bilge ve öğrencisi şehre inmişlerdi bir gün. Ne kalacak bir yerleri ne yiyecekleri ne de paraları vardı. Öğrenci geceyi dışarıda, aç olarak geçireceklerinden öylesine emindi ki… "Şurada bir park var, isterseniz orada uyuyacak bir yer bulabiliriz" dedi. Bilge gülümsedi ve "Sıcacık bir evde karnımızı doyuracağız ve
Düşünce çok etkili bir güçtür. Eğer kişiler her günkü düşünce kalıplarını kontrol etmek için çaba harcamazlarsa yaşamlarında olumsuz birçok olay yaşayabilirler. Kişiler negatif düşünce stillerini değiştirerek bilinçaltlarına pozitif düşünce tohumlarını ektiklerinde yaşamlarında olumlu yönde çok büyük değişiklikler olmaktadır
Söylediğiniz veya düşündüğünüz şeyler eninde sonunda gerçekleşir. Başarısız olacağınızı söylerseniz başarısız olursunuz. Kimbilir kaç defa duymuşsunuzdur, insan en sağlam dersleri yaşarken alır. Hayat tecrübesi en sağlam öğretmendir.
Olumlu düşünce zihnimizin enerjisini hayatın iyi yanına yöneltmek, problemlere olumlu yaklaşmak kendimizi ve başkalarını sevmek, hayatı doğrusu ve yanlışıyla kabullenip hayata dört elle sarılmak, kısaca güzel görmek, güzel düşünmek ve güzel yaşamak demektir.
Çoğumuz artık düşündüğümüz ve hissettiğimiz şeylerin aynı zamanda bedenimizi de etkilediğini biliyoruz.
Bu etki bazen yalnızca kan basıncında veya beden kimyasında kısa süreli bir etki yaratır. Bazen de, korku veya öfke kalbe hasar verdiği veya kronik mutsuzluk, kansere ve enfeksiyonlara karşı olan direncimizi zayıflattığında, yaşamı
Genç güvercin, devamly yuva de?i?tiriyormu?. Çünkü yeni ta?yndy?y yuva, belli bir zaman sonra çok kötü kokuyor ve dayanylmaz duruma gelince; genç güvercin hemen ba?ka bir yuva aryyormu?. Bu durum, günlerce, haftalarca ve aylarca devam etmi?. Genç güvercin, artyk hem bu dayanylmaz kokudan hem de yuva de?i?tirmekten bykmy? ve bu durumun ba?ka bir çözüm yolunu aramaya karar vermi?. Ve sonuçta; bu i?in çözümünün bilge bir güvercinde oldu?unu ö?renmi?.
Nick güçlü, sa?lykly bir i?çi, manevra sahasynda çaly?yyor. Arkada?laryyla ili?kisi iyi ve i?ini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki, kötümser biri, her ?eyin kötüsünü bekliyor ve ba?yna kötü ?eyler gelece?inden korkuyor. Bir yaz günü, tren isçileri, ustaba?ynyn do?um günü nedeniyle bir saat önceden serbest byrakylyyorlar.Tamir için gelmi? olan ve manevra alanynda bulunan bir so?utucu vagonun içine giren Nick,yanly?lykla içerden kapyyy kapatyyor,kendini so?utucu vagona kilitliyor.
Mutluluk… Niye insanoğlu ölmeye başladığı ilk günle elde ettiği hayatının büyük bir kısmını, mutluluğu bulmak için seferber ederek hoyratça harcamıştır? Niye onu yakalayabilmek için, büyük bedeller ödemek zorunda olduğu yalanına inandırmıştır kendini? Üstelik de gerçek mutluluğu, nasıl elde edeceğini çok iyi bilmesine rağmen…
Dünyayı değiştirmek mümkün müdür? Bunun mümkünlüğünün sorgulanması ne anlama gelmektedir? Verili olanın cazibesinin ya da “olmak zorunda” olanın cazip olarak nitelenmek zorunda olduğu cehennemin karşısında, alternatifin olabilirliğine inanmanın gerekliliğinden dem vuran ve kudretini alternatifin olanaksızlığından alan tahayyüllerin şansı ne ölçüdedir?
Olumlu düşünme koşullara, mizaca veya zekaya bağlı olmaksızın herkes tarafından öğrenilebilir! Başarılı insanı belirleyen ilk özellik, TUTUMUDUR! Kişi olumlu tutum ve düşüncelere sahipse, zorluklarla uğraşmayı seviyor ve onların üstesinden gelmekten haz duyuyorsa, başarılarının yarısını gerçekleştirmiş sayılır! İnsanlar arasındaki fark, ufaktır! Ancak bu fark , büyük farklılığa neden olur! Ufak fark, TUTUMLARDADIR! Büyük farklılıksa, bu tutumun OLUMLU veya
Günlük hayatımızı şekillendirin ve iş başarımızı etkileyen temel faktör hayatı algılama biçimimiz, davranış biçimimiz ve bu davranışları ifade etme biçimimizdir.
Hayatı nasıl algılıyorsak davranışlarımızda ona göre şekillenir. Bu aynı zamanda düşünme ve söylemlerimize yansır. Hayatta başarı kazananlar pozitif olarak hayatı algılayan ve iletişimde pozitif bir dili geliştirebilenler olduğunu
Günlük hayatımızı şekillendirin ve iş başarımızı etkileyen temel faktör hayatı algılama biçimimiz, davranış biçimimiz ve bu davranışları ifade etme biçimimizdir.
Hayatı nasıl algılıyorsak davranışlarımızda ona göre şekillenir. Bu aynı zamanda düşünme ve söylemlerimize yansır. Hayatta başarı kazananlar pozitif olarak hayatı algılayan ve iletişimde pozitif bir dili geliştirebilenler olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Zaman zaman olumlu düşünmekle ilgili tavsiyelerime ilginç yorumlar gelir. Bu tepkilerden anladığım kadarıyla insanlar, olumlu düşünmekle sorunları göz ardı etme tavrını karıştırıyorlar ya da böyle düşünmek onlara daha kolay geliyor. Olumlu düşünmeyi bir tür Pollyannacılık oyununa benzetiyorlar. Pollyanna tabiri belli yaşın altındaki insanlar için bir anlam ifade etmeyebilir. Kısaca açıklayayım:
Acınızı sevince dönüştürerek ondan intikamınızı alın. Aksi taktirde uydurduğunuz acılar yüzünden tüm sağlığınızı tahrip edebilirsiniz. Huzurun dışarıdan geleceğini sanmayın. Onu ancak siz kendi içinizde üretebilirsiniz. Huzur maddi değil, duygusal bir olgudur.
Hayat bir aynadır. Siz ona gülümserseniz, o da size gülümser.
Yaşamını iyileştirmek isteyen herkes ilk önce olumlu düşünmeyi öğrenmelidir. Çünkü, düşünceler inançları, inançlar davranışları, davranışlar da çevre ile etkileşimi belirler.
Konuşurken kullandığınız olumsuz kelimelerin hayatınız üzerindeki negatif etkilerinin farkında mısınız? Peki söylediklerinizin, hatta düşündüklerinizin sizi nasıl kısıtlayabileceği veya sınırlarınızı ne kadar daraltabileceği konusunda bir fikriniz var mı?
Konuştuğunuz veya düşündüğünüz şeylerin başınıza geldiği; “Keşke söylemeseydim, bunları aklıma bile getirmeseydim, hiç düşünmeseydim!” dediğiniz oldu mu?
Olumsuz düşünce bireyin çevresinden gördüğü toplumsal negatif öğrenme ile gelişen bir engelleyici yargılama biçimidir. Arkadaşlar arasında, ailede, okulda , iş hayatında sosyal hayatta bireyin nedenleri tam açık olmadan konulara olumsuz bakmasını doğurur. Olumsuz düşünce insanoğlunu engelleyen ve bireyin hayatını yıkıma götüren bir urdur. Ve olumsuz düşünce, duygusal bir kanser gibi mücadele etmesi çok zor bir hastalıktır.
Hiç dü?ündünüz mü; ‘acaba kaç tane ö?renilmi? çaresizli?iniz var?’ Acaba, yapabilece?iniz halde; yapamayaca?ynyza inandy?ynyz ve bu nedenle kullanamady?ynyz ne kadar yetene?iniz var? Oturup sakin bir kafayla, ya?amynyzda size synyrlar olu?turan bu sanal engellerin listesini çykarmayy hiç denediniz mi? Evet, bunu yapmak; kendi gerçeklerimizle yüzle?mek; gerçekten cesaret istiyor. Ama bu cesareti göstermeyi daha nereye kadar erteleyece?iz?
Kendini kandırmaya çalışmak marifet değil. Hayatı olduğu gibi görüp kabul etmek ve ona adapte olabilmek önemli.
Türkiye´de pozitif düşüncenin yanlış aktarıldığının ya da yanlış algılandığının farkındayım. Burada geçtiğimiz yaz bir televizyon programı çekimi sırasında, tanınmış bir televizyon sanatçısından
Pozitif düşünce, stres, heyecan, kaygı, kendine güvensizlik ve sinirlilik gibi insan hayatını etkileyen olumsuzlukları ortadan kaldırıyor.
Anormal beyin dalgalarını sağlıklı beyin dalgalarıyla değiştirme tekniği olarak bilinen Neurofeedback sistemi sayesinde, öğrenciler özellikle Haziran ayında yapılacak Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı öncesi heyecan ve
Doğu felsefesinin ana kaynağı olan "pozitif
düşünce" günümüzde batı tıbbında benimsediği
sihirli iki kelimedir. Doğada , evrende her şey
karşılıklı etkileşim halindedir. Zihinle beden
Kardeşim sen düşünceden ibaretsin Geriye kalan et ve kemiksin Gül düşünürsün gülüstan olursun Diken düşünürsün dikenlik olursun MEVLANA Doğu felsefesinin ana kaynağı olan "pozitif düşünce" günümüzde batı tıbbında benimsediği sihirli iki kelimedir. Doğada , evrende her şey karşılıklı etkileşim halindedir. Zihinle beden arasında da böyle bir
Pozitif düşünce deyince herkesin aklına negatif olmayanın karşılığı, “pozitif”Düşünce gelmektedir. Polyanna felsefesi gibi. Elenor H.Porter tarafından kaleme alınan Pollyanna adlı kitapta yer alan kahramanın kişilik özelliğinden çıkan bu felsefeye göre, her şeyin mutlaka pozitif bir tarafı vardır. Mesele buna inanmak ve bunu arayıp bulmaktır.
Yaşam neden pek çok kişi için gittikçe zorlaşıyor gibi görünmektedir?
Zengin toplumlar fiziksel olanakları geliştirmek için muazzam bir çaba göstermiş olmalarına karşın, zihinler ihmal edilmiştir. Artmakta olan endişe, bağımlılık, sinirlilik ve depresyon gibi olumsuz durumlara filizlenen arzular da eşlik etmektedir. Bu olumsuz tutum ve duygular bireylerin sağlığını bozduğu gibi, eylemlerimizdeki temel değerlerin
Otomatik düşüncelerimiz; bilinçli bir yargılama süreci olmaksızın oluşan, duygularımızı ve davranışlarımızı derinden etkileyen zihinsel işlevlerimizdir. Otomatik düşüncelerimiz görsel, işitsel ya da sözel olabilmekle birlikte çoğunlukla tüm eylemlerimizden sorumludurlar. Bir olay gerçekleştiğinde beynimizde hemen otomatik bir düşünce oluşmaktadır.
Japon araştırmacı Masaro Emoto donmuş su kristallerinin resmini çekmeyi başararak ilgin bir araştırmaya imzasını attı.. Güzel söz duymak,iyi bir müzik dinlemek kimin hoşuna gitmez ki. Araştırmacı suyun bir hafızası olduğunu bu güzelliklerin suyunda hoşuna gittiğini bizlere ıspatlıyor.
Bir sözcük ya da fikri düşündüğünüzde , beyniniz, bu merkezi kavramdan fışkıran ilişkili sözcük ve düşüncelere ulaşır. Ve tabii , bu düşüncelerle de bağlantılandırılabilecek binlerce başka düşünce vardır. Süreç, ilk fikirden başlayıp dışarıya yayıl
Varligimiz itibariyle durmaksizin bir seyleri yapmak ve sonucunu almak isteriz. Eger bu “yapma” süresinde, dogru zamanda dogru yerde ve dogru kosullari saglayabilirsek, aldigimiz sonuçlar genelde olumludur. Bazen yapilmasi
Yoksulluk, borç, kayıp, mutsuzluk, baskı altında olmak, kızgınlık ve başarısızlık gibi durumların esiri misiniz? Tanınmış Yazar Neville şöyle diyor: “Kurgu yoktur. Yarının dünyası, bugünün kurgusudur.” (Burada kurgu, kişinin hayal gücünün icat ettiği ya da yarattığı şey anlamına gelir.)Yoksulluğun Ana Nedeni, Yoksulluğa Odaklı Kafa Yapısıdır (bilinç). Zenginliğin Ana Nedeni, Zenginlik Odaklı Kafa Yapısıdır (bilinç).
Kaç defa beyninizin durduğunu, çalışmadığını hissettiniz? James Thorton’a göre bunun nedeni yaşlandıkça hafıza gerilemesi değil. Sadece bilişsel zekamızı geliştirme ihtiyacından doğan bir uyarı…