Bu makale, Vygotsky’nin düşünce ve dil üzerine bütün çalışmalarının toplandığı “Düşünce ve Dil” adlı kitabın özeti niteliğinde olup Vygotsky’nin Piaget ile ayrıldığı temel noktalar ele alınmıştır.
FELSEFECİ ve kılgısal bilimcinin karışımı Miletuslu Thales’in durumunda çok açık olarak görünür. Thales’in Herodotus1 tarafından Lidyalılar ve Medler arasındaki savaşın sonlarında göründüğü bildirilen güneş tutulmasını önceden saptadığı söylenir. Şimdi biliyoruz ki gökbilimcilerin hesaplamalarına göre İÖ 585 yılının 28 Mayısında Küçük Asya’da görülmüş olması olası bir güneş tutulması olmuştur. Böylece, eğer Thales’e ilişkin
Dinsel savaşlar zamanında Fransa’dan kaçmış olan Rousseau ailesi Jean-Jacques 28 Temmuz 1712 tarihinde doğduğunda bir yüzyıldan daha uzun bir süredir Cenova’daydı. Annesi doğumu sırasında öldü. Bir saat onarımcısı olan babası ona beş ya da altı yaşındayken okumayı öğretti ve daha on yaşına gelmeden birlikte annesinin bırakmış olduğu “romans”ları okumuşlardı; daha sonraları bunların “kesintisiz öz-bilincimin
Fransız Aydınlanma filozoflarının insanın toplumsal ve politik yaşamını anlamaya çalıştıkları daha önce belirtilmişti. Bu alandaki en önemli çalışmalardan biri Montesquieu’nün tüze üzerine incelemeleriydi. Charles de Sécondat (1689-1755), Baron de la Brëde et de Montesquieu, özgürlüğün bir yandaşı ve despotizmin bir düşmanıydı. 1721’de yayımladığı Lettres persanes Fransa’daki politik durum ve kilise koşulları üzerine yergilerden oluşuyordu. 1728’den 1729’a dek kaldığı İngiltere’de ülkenin politik dizgesinin belli özelliklerine
Antik dönemin en ünlü hekimi Hippokrates’in (İ.Ö. 460?-370?) yaşamı üzerine bildiklerimiz neredeyse tümüyle Platon’a dayanır. Protagoras ve Fedrus’tan Hippokrates’in Sokrates’in bir çağdaşı olduğunu, Kos adasının yerlilerinden olduğunu ve bir Asklepiad, yani kökenleri İyileştirme Tanrısına uzanan bir ailenin ya da loncanın üyesi olduğunu öğreniyoruz. Hem bir hekim olarak hem de bir tıp öğretmeni olarak
Denis Diderot (1713-84), Voltaire gibi, Louis-le-Grand Jesuit Kolejinin bir öğrencisiydi. Ve yine Voltaire gibi, İngiliz düşüncesinin etkisi altında kalarak pekçok İngiliz yapıtını Fransızca’ya çevirdi. Aralarında Essai sur le mérite et la vertu [Değer ve Erdem Üzerine Deneme] (1745) de vardı ki, bunda kendi notlarının eşliğinde Shaftesbury’nin Inquiry concerning Virtue and Merit’inin bir çevirisi bulunuyordu.
Étienne Bonnet de Condillac (1715-80) ilkin rahipliği amaçladı ve Saint-Sulpice din okuluna girdi. Ama 1740’da din okulundan ayrılarak felsefeye yöneldi ve 1758’den 1767’ye dek Parma Dükünün oğlunun öğretmenliğini yaptı.
Condillac’ın
ARİSTOTELES İÖ 384/3’de Trakya’da Stageira’da doğdu, ve Makedonya kralı II. Amintas’ın doktorlarından biri olan Nicomachus’un oğlu idi. Yaklaşık olarak onyedi yaşında iken Aristoteles okuma amacıyla Atina’ya gitti ve İÖ 368/7’de Akademinin bir üyesi oldu. Orada Platon’un İÖ 398/7’ deki ölümüne dek yirmi yılın üzerinde bir zaman boyunca onunla sürekli ilişki içinde kaldı. Böylece Akademiye Platon’un geç eytişiminin
PİSAGORCULARIN yalnızca Pisagoras’ın öğrencilerinin az çok birbirlerinden bağımsız ve yalıtılmış bir kalabalığı olmadıklarını anlamak önemlidir: bir Sisamlı olan Pisagoras tarafından güney İtalya’da Kraton’da
Felsefe on sekizinci yüzyılı önceleyen yüzyıllar boyunca Almanya’da çok az ilerleme yaptı. Reformasyonu ve Otuz Yıl Savaşlarını (1618-1648) izleyen verimsiz tanrıbilimsel çekişmeler bilim ve felsefenin gelişimine elverişli değildi
Herakleitos (İ.Ö. 535-475) Efes’te soylu bir ailenin oğlu olarak doğdu. Tüm yaşamı boyunca kamuerkini aşırı boyutta hor gören uzlaşmaz bir beyerkçi olarak kaldı. Ciddi, eleştirel ve kötümser, insanlarla ilgili düşüncelerinde bağımsız, inakçı, kibirli ve yanlış aramaya eğilimliydi. Hesiodos, Pisagor, Ksenofanes ve giderek Homeros’tan bile kötüleyerek söz eder ve kendi kendini eğitmiş olmasıyla övünür. ‘‘Çok-bilme,’’ (polymathy)
René Descartes 31 Mart 1596’da Touraine’de Brittany parlementosunun bir üyesinin üçüncü çocuğu olarak doğdu. 1604’de babası tarafından La Flëche kolejine gönderildi. Henry IV tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları [Jesuitler] tarafından yönetiliyordu. Descartes 1612’ye dek kolejde kaldı ve eğitiminin son birkaç yılı mantık, felsefe ve matematik çalışmalarına ayrıldı. Bize bilgi kazanmak için aşırı
Özdekçiliğin özellikle kaba anlatımlarından biri de Pierre Jean Georges Cabanis’in (1757-1808) yazılarında bulunabilir. Cabanis bir doktordu ve Rapports du physique et du moral de l’homme başlıklı bir çalışması vardı. İnsana
Miletus Okulunun üçüncü felsefecisi Anaximenes idi. Anaximander’den daha genç olmuş olmalıdır—en azından Teofrastus onun Anaximander’in bir ‘‘ast’’ı olduğunu söyler. Küçük bir parçası elimize dek ulaşabilmiş bir kitap yazdı. Diogenes Laertius’a göre ‘‘arı, katıksız İyonik lehçede yazıyordu.’’
Antonio Lucio Vivaldi, barok çağın en büyük kemancı ve bestecilerinden biri, 4 Mart 1678’de Venedik’te doğdu. Babası St. Mark kilisesinin orkestrasında çalan usta bir kemancıydı. Antonio henüz kendi yapıtlarıyla ün kazanmadan
PLATON, dünyanın en büyük felsefecilerinden biri, Atina’da (ya da Aegina’da), büyük bir olasılıkla İÖ 428/7 yılında, seçkin bir ailede doğdu. Babasının adı Ariston ve annesininki Perictione idi. Perictione her ikisi de 404/3 Oligarşisinde yer almış olan Kharmides’in kardeşi ve Kritias’ın yeğeniydi. Ona başlangıçta Aristokles
Geleneksel kavramlarımıza karşı protesto Alman bireycisi Friedrich Nietzsche’nin (1844-1900) öğretisinde bir doruğa ulaşır. Nietzsche Amerikan pragmatizminin ortaya çıkışından önce yazmış olsa da, bütün hoşnutsuzluk
GEORG WILHELM FRIEDRICH HEGEL, Alman idealistlerinin en büyüğü ve batı felsefecilerinin en ünlülerinden biri, 27 Ağustos 1770’de Stuttgart’ta doğdu.1 Babası bir devlet memuruydu. Stuttgart’daki okul yıllarında geleceğin felsefecisi özel bir yolda kendini göstermedi, ama ilkin bu dönemdedir ki Yunan
Jean le Rond d’Alembert (1717-83) evlilik dışı doğdu ve ebeveynleri tarafından terkedildi. Jean le Rond ya da Lerond adını Paris’de S. Jean le Rond kilisesinin yakınlarında bulunması olayına borçluydu. Soyadı daha sonra
Fransa’da Aydınlanmanın yolunu hazırlamış olan Fransız yazarlar arasında en etkili olanı büyük bir olasılıkla Pierre Bayle idi (1647-1706)—ünlü Dictionnaire historique et critique’in (1695-97) yazarı. Bir Protestan olarak yetiştirilmiş olan Bayle bir süre için Katolik oldu, ama daha sonra yine Protestanlığa geri döndü.
Miletuslu bir başka felsefeci de Anaximander idi. Görünürde Thales’den daha genç biriydi, çünkü Teofrastus tarafından Thales’in bir ‘‘astı’’ olarak sözü edilir.8 Thales gibi Anaximander de kılgın bilimsel sorunlarla ilgilendi ve bir harita yapmış olmakla onurlandırılır—